Bugünlerde haberlerde çok sık duymaya başladık GDO terimini. GDO’nun açılımını Genetiği Değiştirilmiş Organizma olarak tanımlamak mümkün. Yani sebze ve meyvelerin genleriyle oynanarak onlara farklı özellikler kazandırılabiliyor. En basit görünümüyle, muz görünümünde çilek üretmek mümkün. Ya da resimde görüldüğü gibi muz kabuğunun altında mısır üretmek gibi. Tabi GDO’nun tek kullanım amacı bu değil.
GDO’nun kullanılmasını savunanların görüşü, dünyadaki sebze-meyve üretiminin insanların tüketimini karşılamadığı ve GDO’lu üretimin maliyetinin daha ucuz olması sebebiyle GDO’nun kullanıldığı yönünde.
Tarım Bakanlığı’nın GDO’lu ürünlerin girişini yasal hale getiren bir uygulaması olduğu söyleniyor. Fakat Tarım Bakanı Mehdi Eker’in açıklamaları aksi yönde. GDO’lu ürünlerin girişi kontrol edilecek ve belki de bugüne kadar ülkemize girebilen GDO’lu pek çok ürün artık giremeyecek. Yani bize GDO’lu ürün satan ülkeler üzülecek.
Peki GDO zararlı mıdır? Evet zararlıdır. Hem de çok. GDO’nun etkileri üzerine şöyle bir yazıyı okumak açıklayıcı olacaktır.
İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ
GDO lu bitkiler yüksek allerji riski taşıyor. Allerjenler, genetik mühendisliği yoluyla bireylerin güvenli olduğunu düşündükleri için tüketmekte sakınca görmedikleri besinlere de aktarılabiliyor. Bu durumda birey allerjeni taşıdığını bilmediği besini tüketerek kendini riske atabiliyor.
(11 Aralık 2003′te Rusya’da bir gurup bilim adamı son üç yıl içerisinde allerji belirtisi gösteren hastaların sayısında 3 kat artış olduğunu ve bunun altında yatan nedenin Genetiği Değişmiş Ürünler’in (GDÜ) tüketimi olabileceğini açıkladılar.-Traavik ve Smith, 2004)
Toksik (zehirleyici ) Etkiler
Araştırmalar GDO lu patateslerin fareler için toksik etki yaptığını, bağışıklık sisteminde bozukluklar,viral enfeksiyonlar gibi birçok etkileri olduğunu ortaya koyuyor.
(1980 lerin sonunda bir Japon firması triptofan adlı bir aminoasidi bir bakteriye ürettirerek bbesin takviyesi olarak ABD de satışa sundu.Aylar içinde ürünü kullanan kişilerde sinir sistemini etkileyen, kas ağrıları ve kandaki bazı hücrelerin sayısında artış ile seyreden eozinofili-miyalji sendromu ortaya çıktı. Bu sorunları yaşayan 155 kişşide kalıcı hasar meydana geldi,37 hasta yaşamını yitirdi.Mayeno ve Gleich,1994 . Yapılan incelemne sonucu genetiği değiştirilmiş bakterideki artmış triptofan üretiminin toksik bir yan ürün oluşumuna yol açtığı ve sendromun toksik madde nedeniyle ortaya çıktığı anlaşıldı.)
Sağlıksız Hayvanlar ve Hayvansal Ürünler
Örneğin süt verimini arttırmak için ineklere GDÜ lü ürünler veriliyor. Bu hayvanların sağlıkları bozuluyor.Meme enfeksiyonları, rahim, sindirim sistemi bozuklukları, yumurtalık kistleri görülüyor. Gebelik oranı düşüyor.Antibiyotik kullanma sıklığı artıyor.
Bilim insanları ayrıca iki tür potansiyel tehlikeye dikkati çekiyor; durgun virüsleri yeniden harekete geçmesi ve virüsler arasında yeni bulaşıcı diziler oluşturabilecek kombinasyonlar!…
Sağlıksız Beslenme ve Yol Açtığı Sorunlar
Sadece verimli ve dayanıklı birkaç ürün yetştirilmesine yol açan GDO ların yarattığı en büüyk tehlikelerden biri de gen çeşitliliğinin yok olmasıyla birlikte insanları tek tip gıda almak zorunda bırakıyor olması.
Tek tip gıdalar insanların sağlıklı ve dengeli beslenmesini engelleyecek. Bu durumda tek tip beslenmeye mecbur kalacak olan yoksullar sağlığını yitriyor, maddi imkanı iyi olanların da gıda takviyeleri, tedavi yöntem ve ilaçlarına büyük miktarda para harcaması gerekiyor.
Ekonomiye ve Üretime Katkısı
Yaşam patentlenemez ! GDO lar ekonomik bağımlılık ve canlıların yaşam hakkının ellerinden alınması ve canlılar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması açısından önemli tehdit ve riskler taşıyor.
GDÜ lerin ekonomik olarak getirdiği en büyük sakıncalardan biri bu ürünlerin patent hakkının tüm dünyada birkaç çok uluslu şirketin elinde olması.Bu çalışmaları yapan şirketler en büyük kazançlarını patent bedeli tahsil ederek sağlıyorlar.Çiftçi terminatör genlerle kısırlaştırılan tohumları heryıl yeniden almak zorunda kalıyor. Bu da çiftçiyi çok uluslu tohum üreticisi şirketlere bağımlı kılıyor.
Dünyanın önde gelen GDO üreticisi firmalardan tohum alan çiftçilerin ürünlerinin verdiği yeni tohumları tarlalarına ekme hakları yok. Üretici firmalar bu tohumların korsanlığını yapanların önüne geçmek için komşu ispiyonu gibi en basit yollardan dedektif tutmaya kadar her yola başvuruyorlar. Bu güne kadar 100 çiftçi mahkeme sürecinden kurtulmak için ürünlerini yaktı, üretici firmaya tazminat ödedi ve banka hesapları incelemeye alındı.
HANGİ ÜRÜNLER GDO LU OLABİLİR?
Pek çok GDO lu ürün var;
Mısır, patates, domates, pirinç, soya, buğday, kabak, balkabağı, ayçiçeği, yer fıstığı, bazı balık türleri, kolza, kasava, papaya.
Bunların dışında çalışmala,rın devam ettiği ürünler var;
Muz, ahududu, çilek, kiraz,ananas, biber, kavun, karpuz, kanola.
Üretimi sırasında GDO kullanılmış pek çok ürün var,
Mısır ve soya genleri ile oynanan ürünlerde ilk sırayı aldıklarında bu bitkilerden üretilen yan ürünlerin de GDO lu olma riski var.
*Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta,glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz içeren gıdalar günlük tüketim maddeleri arasında yer alıyor. Örneğin;
Bisküvi, kraker, kaplamalı çerezler,pudingler, bitkisel yağlar,bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofretler,hazır çorbalar,mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvansal gıdalar ile pamuk GDO lu olma riski taşıyor.
*Sadece mısırdan üretilen ve çeşitli gıdalarda bileşen veya katkı maddesi olarak kullanılan yan ürün sayısı 700′ü, soyadan üretilen türevlerinin sayısı ise 900′ü buluyor. Yani bu yan ürünleri içeriğinde kullanan her bir işlenmiş ürünün GDO’lu olma riski bulunuyor.
Yazı Alıntıdır
Google search: GDO nedir? Hangi yiyeceklerde-gıdalarda GDO var?
Yaftalar: gdo içeren yiyecekleri gdo içeren bitkiler, gdo lu ürünler nelerdir, gdo nedir, gdo nun zararları, gdo nun zararları nelerdir, gdo yararlı mıdır, gdo zararlı mıdır, genetiği değiştirilmiş organizma nedir, hangi bitkilerde gdo var, hangi meyvelerde gdo var, hangi sebzelerde gdo var, hangi yiyeceklerde gdo var



Bu habere yorum yaz, çekinme döktür...